Konuyu Değerlendir
  • 1 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Tayyar: Bu Bir Aziz Yıldırım Kanunudur
#1

[Resim: samil-tayyar-aziz-yildirim-sike-yasasi-b...78529h.jpg]
Şike Kanunu’na isyan eden AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar: Aziz Yıldırım olmasa yasa asla değişmezdi. Yeni Şike Kanunu tümden bir Aziz Yıldırım kanunudur.
“Şike davasında 93 sanık var. Bu 93 sanık arasında adı geçen önemli bir şahıs var. Bu önemli şahıs, Belarus’a gidip Bedrettin Dalan’a çanta içinde para götüren adamdır. Devletin kayıtlarında bu var.”

“Şike yasasıyla, bu ülkede üniformadan daha büyük bir gücün olduğunu gördük. Kendi yasalarını değiştirtmeyi başardılar. AK Parti iktidarında sürekli kan kaybeden statüko, şike yasasıyla ilk galibiyetini aldı.”

“Ergenekon sürecinde de tehdit aldım ‘Kürt Ergenekonu’ kitabımdan sonra da PKK’dan tehdit aldım. Şimdi şikeyle ilgili çıkışlarımdan dolayı tehditler alıyorum. Üçünü kıyaslarsam, en çok tehdidi şikeyle ilgili aldım.”

***

NEDEN ŞAMİL TAYYAR

Meclis ve mahkeme, ikisi de çok hızlı çalıştı. Cumhurbaşkanı’ndan vetolu “şike yasası” görüşülmek üzere tekrar Meclis’e geldiği gün, mahkeme harekete geçti ve şike operasyonunun iddianamesini tahmin edilen tarihten çok önce kabul etti. Bu kez Meclis, hiçbir konuda göstermediği çalışkanlığı yine şike konusunda gösterdi ve cumartesi sabaha karşı beşte yeni şike yasasını onayladı. Herkes kamuoyuna açıklanan iddianameyi anlamaya çalışırken, şike iddianamesini etkileyecek yasa böylece Meclis’ten hızlıca geçti. Eski yasaya göre hazırlanmış olan şike iddianamesi şimdi ne olacak? Davalar hangi mahkemelerde görülecek? Şike operasyonu duracak mı? Meclis yedi ay içinde iki farklı şike yasası çıkardı. Yedi ay önce ilk şike yasasının çıkarılmasının amacı neydi? O yasayı kim çıkardı? Sonra neden ve kim tarafından değiştirilmek istendi? Cumhurbaşkanı’nın vetosuna rağmen partiler niye bu yasa konusunda böyle direndiler? Üç parti hiçbir konuda anlaşamazken bu konuda nasıl anlaştılar? Mafyanın futboldaki gücü ne ölçüde? Mafya yasa değişikliğinden nasıl yararlanacak? Bu konuları, AK Parti’de herkes susarken, şike yasasına cesurca muhalefet eden ve yasayı veto etmesi için Cumhurbaşkanı’na mektup yazan Şamil Tayyar ile konuştuk. 2007’de Ergenekon soruşturmasıyla başlayan ve Balyoz, Şike gibi operasyon ve davalarla devam eden süreci çok yakından takip eden ve Ergenekon’la ilgili beş kitap yazan gazeteci Şamil Tayyar, bu dönem AK Parti’den milletvekili seçildi. Şamil Tayyar’ın, Operasyon Ergenekon ve Çelik Çekirdek isimli kitaplarının ardından piyasaya çıkan en son kitabı Kürt Ergenekonu oldu.

***

NEŞE DÜZEL: Şike iddianamesini okudunuz mu?

ŞAMİL TAYYAR: Evet, 401 sayfalık iddianameyi baştan sona okudum. Mantık kurgusu çok sağlam. Telefon konuşmaları somut delillerle desteklenmiş.

Mahkemenin önünde daha süre vardı. İddianameyi hızla kabul etmesinin anlamı nedir?

İddianame böylece kamuoyuna mal oldu. Kamuoyu pek çok vahim olayı öğrendi, ayrıntılarını gördü. Artık bu iş kamuoyu nezdinde mahkûm olur.

Mahkeme’nin şike iddianamesini hızla açıklaması üzerine Meclis de aynı hızla sabaha karşı beşte şike yasasını onayladı. Böylece Meclis, yedi ayda içinde iki farklı şike yasası çıkarmış oldu. Meclis, yedi ay önce ilk şike yasasını niye çıkarmıştı? İlk şike yasasının çıkarılma amacı neydi?

İlk şike yasası 14 Nisan 2011’de yürürlüğe girdi. O tarihte bu yasa, spor sahalarında artan şiddet ve kargaşayı önlemeye yönelik olarak çıkarılmıştı.

Peki, şike yasası neden değiştirilmek istendi?

Sebebi çok açık. Devam etmekte olan bir şike operasyonu var. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün başkanı, çok sayıda futbolcu, menajer, teknik direktör vs. bu şike operasyonunun içinde. Bu isimlerin gücü nedeniyle sürece müdahale edilmek istendi. Aslında Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın şike operasyonunda birinci isim olması, bu operasyonu duvara çarptırdı. Eğer Aziz Yıldırım şike operasyonunun içinde olmasaydı, yasanın değiştirilmesine asla ihtiyaç duyulmazdı. Bu yüzden, yeni şike kanunu, tümden bir Aziz Yıldırım kanunudur.

Aziz Yıldırım gerçekten bu kadar güçlü mü?

Evet. Onu güçlü kılan birkaç neden var. Bir, en kalabalık taraftarı olan kulübün başkanı olarak arkasında ciddi taraftar desteği var. Zaten ilk günden beri Aziz Yıldırım ve arkadaşları, ısrarla şike operasyonunun Fenerbahçe’ye yapıldığını söylüyorlar. Şike operasyonu, sanki Aziz Yıldırım’a değil de tüm kulübe yönelikmiş gibi bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Oysa bu operasyon Fenerbahçe’ye yönelik değil. Bu bir çete operasyonu. İçine kim girerse girer... Yıldırım’ı güçlü kılan ikinci neden de onun girift sermaye ilişkileri. Yıllardır NATO ihalelerine giren biri. Çok önemli, derin ilişkileri var. Bu yüzden, onu koruyucu tedbirler ânında devreye sokulabiliyor. Yoksa başka türlü, bütün siyasi partileri biraraya getirecek bir uzlaşma doğmazdı.

Ergenekon’da açığa çıkan derin ilişkilerden daha derin bir ilişkiye sahip olmak mümkün mü?

Şike soruşturması başladığında, “Operasyon derinleştirilirse Ergenekon’la ilintili çok önemli ipuçlarına ulaşılabilir” demiştim ben. Nitekim iddianameye yansıyan bazı gizli tanık ifadeleri bunu teyit ediyor.

Gizli tanıklar ne diyor?

Bazı ilişkilerle Ergenekon arasında bağlantılar kuruluyor. Mesela Bedrettin Dalan bugün Ergenekon’un sanığıdır. Kendisi şu anda Rusya’da dolaşıyor. Bakın... Şike davasında 93 sanık var. Bu 93 sanık arasında adı geçen önemli bir şahıs var ki, işte bu önemli şahıs, Belarus’a gidip, Bedrettin Dalan’a çanta içinde para götüren adamdır!

Dalan’a, çanta içinde para götüren muhasebecisi değil miydi?


O ayrı. Bugün şike operasyonunun sanıklarından biri, Dalan’ın yurtdışındaki
kaçak gezintisini finanse eden adamdır! Bu kişi elinde çanta dolusu parayla doğrudan Belarus’a gitti ve Dalan’a para verdi. Devletin kayıtlarında var bu! Bu kişi, şike davasında adı geçen 93 sanıktan biridir. 93 sanıktan önemli biri bu. Acaba bir insan, Ergenekon davasında yargılanırken yurtdışına kaçan böyle önemli bir zatı niye finanse etme ihtiyacını duyar?

Sizce niye ihtiyaç duyar?
Bul
Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi