Konuyu Değerlendir
  • 1 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Mesane Kanserinde Bilinen En Önemli Risk Faktörü: Sigara
#1

YRD. DOÇ. DR. KAPLAN: ''MESANE KANSERİNİN BİLİNEN EN ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRÜ SİGARADIR'' -''MESANE KANSERİ ERKEKLERDE DAHA FAZLA GÖRÜLMEKTEDİR. FAKAT SİGARA İÇME ORANI ARTAN KADINLAR ARASINDA DA BU KANSERİN GÖRÜLME ORANI ARTMIŞTIR''
Mesane kanserinin bilinen en önemli risk faktörünün sigara olduğu bildirildi. 
     Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Kaplan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mesane kanserinin oluşumunda etkili olan ''4-aminobifenil'' maddesinin sigarada yüksek dozda bulunduğunu söyledi. 
     Hastalığın kendisini kanlı idrarla gösterdiğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Kaplan, şunları söyledi: 
     ''Mesane kanserinin bilinen en önemli risk faktörü sigaradır. Mesane için oldukça etkili bir kanserojen olan 4-aminobifenil adlı madde sigarada yüksek miktarda bulunmaktadır. Bu madde akciğerlerden kan dolaşımına geçmekte, böbreklerden süzülerek idrar yoluyla mesanede birikmekte ve mesane kanserine sebep olmaktadır. 
     Mesane kanserinin en önemli özelliği oldukça sık tekrarlaması ve tedavi edilmediği takdirde daha ileri evre hastalığa geçmesidir. En sık görülen yakınma kanlı idrar yapma olup böyle şikayeti olan bir kişinin özellikle 40 yaş üstü ve sigara içiyorsa mutlaka mesane kanseri açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.'' 
     
     -GÖRÜLME SIKLIĞI ERKEKLERDE DAHA FAZLA- 
     
     Kaplan, yapılan araştırmalarda mesane kanserinin erkeklerde kadınlara oranla daha sık görüldüğünün tespit edildiğini bildirerek, şöyle devam etti: 
     ''Mesane kanseri görülme sıklığı erkeklerde kadınlardan 3 kat daha fazladır. Bu kanser erkeklerin yüzde 50'sinde, kadınlarında yüzde 35'inde sigaradan kaynaklanmaktadır. Hastalığın görülme sıklığının cinsiyetler arasında farklılık göstermesi kadınlarda sigara içiminin daha az olmasına bağlanmaktadır. Şüphesiz kadınlar da sigaranın kanser yapıcı etkisine erkekler kadar duyarlıdırlar. Ancak ülkemizde de son yıllarda kadınlarda sigara içme oranının artması kadınlarda mesane kanseri görülme sıklığını eski yıllara göre artmasına sebep olmuştur.'' 
     
     -PASİF İÇİCİLERDE RİSK ALTINDA- 
     
     Sigara kullanmasa da sigara içilen bölgelerde bulunan kişilerinde mesane kanseri riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Kaplan, şunları kaydetti: 
     ''Sigara dumanına maruz kalma veya pasif sigara içiciliği dediğimiz durum da mesane kanseri riskini arttırmaktadır. Hatta tıp camiasında çok saygın yere sahip bir dergide yayımlanan araştırmada hayatında hiç sigara içmeyen ama mesane kanseri tanısı konan kadın hastaların, çocukluk döneminde ailelerinde birden fazla sigara içicisinin olduğu saptanmıştır. Bu araştırmaya göre sigara içmeyen kadınlardaki mesane kanserinin yüzde 70'inin sigara dumanına maruz kalmaktan kaynaklandığı bildirilmektedir. 
     Kanser ile uğraşan hekimlerin en önemli görevleri kanser oluşmasını önleyici tedbirler konusunda toplumu aydınlatmak, erken tanı ve tedavi yöntemleri geliştirmektir. Sigaranın sadece içen kişiler açısından bir risk faktörü olmadığı, aynı ortamda bulunan ailenin diğer bireyleri ve özellikle çocukları açısından da ileride mesane kanseri oluşması açısından önemli risk faktörü olduğu bilinmelidir.'' 
     
     -SİGARAYI BIRAKMAK KANSER GELİŞİMİNİ ÖNLÜYOR- 
     
     Kaplan, sigara tiryakilerinin bu alışkanlıklarından vazgeçtiklerinde, mesane kanseri gelişiminin azaldığının kanıtlandığını bildirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: 
     ''Sigarayı bırakmak ileride mesane kanseri gelişme riskini de azaltmaktadır. Mesane kanseri gelişme riski sigarayı bıraktıktan sonraki 4 yıl içinde yüzde 40 azalmaktadır. Yıllar içinde bu azalma devam etmekle beraber maalesef hiç sigara içmeyenler düzeyine gelmemektedir. Sigarayı bıraktıktan sonra mesane kanserlerinde sıkça gördüğümüz tekrarlama oranları da sigarayı bırakmayanlara göre 2 kat daha azalmaktadır.'' 
Bul
Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi