Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
İslami Kimliğin Korunması Ve Yılbaşı
#1

Google Reklamları


İslâmiyet; iman, ibadet-amel ve ahlâk esaslarıyla bir bütündür... Özellikle inanç mevzuunda parça-buçuk kabul etmez... İnanılması gereken esaslara bütün hâlinde inanmak zarûridir. İslâm dîninin inanç, ibâdet ve muamelelerle alâkalı emir ve yasaklarına uyulmasının yanı sıra, tatbik edilmesi gereken bazı temel ahlâkî düsturları da vardır. Meselâ bunların en önde gelenlerinden biri; Müslüman’ın ferdî, âilevî ve ictimâî hayatın her safhasında bâtıl ve muharref (hükmü kalkmış, aslından uzaklaştırılmış) dinlerin mensuplarının, kısacası gayr-i müslimlerin örf, âdet ve an’ânelerine benzemekten şiddetle sakınıp uzak durmasıdır. İslâmiyet, ferdî-âilevî ve ictimâî hayatın hiçbir safhasında çizdiği çerçevenin dışına çıkılmasına müsâade etmemiş... Kur’ân-ı Kerim’de, bizlere bütün yönleriyle tanıttığı ehl-i kitâba, diğer bâtıl ve muharref dinlerin mensuplarına, müşriklere, budistlere, ateistlere benzenilmesine ruhsat vermemiştir. Onun içindir ki Müslümanlar’ın; Yahûdi, Hıristiyan, Budist ve dinsizlerle kaynaşmalarına sebep olacak taklitlerden, benzeşmelerden kaçınmaları ve her hâlükârda İslâmî hüviyetlerini muhâfaza etmeleri emredilmiştir. Zira en basitinden en mühimmine; âdetlerden, ibâdet ve i’tikat esaslarına kadar herhangi bir noktada benzeşme, daha büyük benzeşmelere vesîle olmaktadır.


Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: “(Tasvip ederek) bir kavme (bir topluluğa) benzemeye çalışan kişi, o (benzemeye çalıştığı) kavimdendir.”

Gayr-i müslimlere benzemenin
sebep olacağı tehlikeli neticelere dikkatimizi
çekmek içindir ki, Sevgili Peygamberimiz
(s.a.v.) Efendimiz şöyle
buyurmuşlardır: “(Tasvip ederek) bir
kavme (bir topluluğa) benzemeye
çalışan kişi, o (benzemeye çalıştığı)
kavimdendir.”(1)
“(İnanç ve amelde) bizden
başkasına benzeyenler, bizden
değildir.”(2)
Başka bir hadîs-i şerifte de, “Siz
karış karış, adım adım sizden
öncekilerin (Yahûdi ve Hıristiyanlar’ın)
yoluna uyacaksınız. O kadar ki; onlar
bir keler deliğine girecek olsalar,
siz de (modadır düşüncesiyle) onları
tâkip edeceksiniz...”(3) buyurularak
Müslümanlar’ın, başta Yahûdiler ve
Hıristiyanlar olmak üzere gayr-i müslimleri
taklit etmek, onlara benzemek felâketine
düşecekleri mu’cizevî bir şekilde
bildirilmiştir.
Yine Efendimiz (s.a.v.), kişinin
iman, amel ve ahlâk za’fını olanca
çıplaklığıyla ortaya koyan bu örf-âdet ve
an’ânelerde gayr-i müslimlere benzeme
şaşkınlığının, ne kadar hayâsızca ve çirkin
hadlere ulaşacağını da, şu mübârek sö-
zleriyle haber vermişlerdir:
“Onlardan biri hanımıyla yolda
cinsî yakınlıkta bulunsa, siz de
aynısını yapacaksınız!”(4)
Bugün, Batı’dan ithal edilmiş âdet,
merâsim ve kutlamaları ile; içki, kumar
ve fuhuş gibi şeytânî tuzakları ile;
bâtıl mesajlarla yüklü basını-medyası
ve gayr-i İslâmî kılık-kıyâfetleri ile Müslüman cemiyetler –maalesef– Sevgili
Peygamberimiz’in (s.a.v.), tehlikesine
işâret buyurduğu ölçülerde yabancılara
benzeme felâketiyle karşı karşıyadır. Ancak
bütün bu menfî gelişmelere rağmen
biz mü’minler, İslâmî usûl ve esaslara
dönerek gayr-i müslimlere benzeme
akımına reaksiyon göstermeye mecburuz.
Bu kudsî mükellefiyetimiz sebebiyledir
ki; öncelikle bâtıl ve muharref din
mensuplarına benzemenin, onları taklit
etmenin dinimiz açısından hükmünün ne
olduğunu bilmemiz lâzımdır. Bunu da iki
grupta inceleyebiliriz:
1. Mubah olan yani mes’ûliyeti
gerektirmeyen benzemeler...
2. Mekruh veya haram olan,
dolayısıyla mes’ûliyeti de beraberinde
getiren benzemeler...
Meselâ ilim ve teknikte kullanılan
metodlardaki taklitler-benzeşmeler... O
alandaki gelişme ve değişmeleri tâkip etmek...
Bunlar günah değil mubahtır, hatta
teşvik edilmiştir.
Canlı resimler ihtivâ eden duvar
halıları, süs yastıkları ve tablolarla evlerin
tefrîş edilmesi veya canlı varlıkların resimleri
ile motifli elbiseler giyilmesi mekruhtur,
günahtır. Zira bunlarda putperestlere
benzeme durumu vardır.(5)
İbn-i Hibbân’ın (rh.) rivâyetine göre,
Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, duvarların
kumaşlarla örtülmesini yasaklamıştır.
Âlimlerimiz de; duvarların ipekli
kumaşlarla örtülmesi tahrîmen, ipeksiz
kumaşlarla meselâ yün halılarla örtülmesi
ise tenzîhen mekruhtur; zira gösterişten
ibârettir, demişlerdir.
Birtakım âdet ve an’ânelerde Yahûdi ve
Hıristiyanlar gibi ehl-i kitâbın mensuplarına
uymak... Yahut diğer gayr-i müslimlere hâs
olup İslâm’ın emir ve yasakları ile çatışan
hususlarda onlara benzemek ise haramdır.
Bu gibi günahlar, kendisinde küfür sıfatı bulunan
günahlardır ki, şiddetle kaçınılması gerekir.
Zira bunun temizliği, ancak cehennem
ateşiyle mümkündür.
Bu sebeple Peygamberimiz (s.a.v.)
Efendimiz, Müslüman olmayan milletlerin
bayramlarının ve kutsal kabul ettikleri günlerin
onlar gibi kutlanmasını yasaklamıştır. Binâenaleyh
gayr-i müslimlerce değer verilen Milâdi
yılbaşı gecesini çamlarla, hindilerle, içkilerle
(ki zaten haramdır) veya âile toplantılarıyla
kutlamak... Yahut bu maksatla televizyonlardaki
sözüm ona kutlama proğramlarını
seyretmek... Ya da bu yapılanları kabul ve
tasvip ederek Müslüman kardeşleriyle “yeni yıl
kutlamaları”nda bulunmak, hediyeleşmek dînî
ölçülerimize göre son derece tehlikelidir!
Hüküm bakımından haram olan bu
amelî-ahlâkî taklit ve benzemeler, fâilini
günahkâr kılar. Muvakkat da olsa onu âhirette
azâba dûçâr eder... Şayet bu benzeme i’tikatla
alâkalı hususlarda ise, sahibi cehennemin
ebedî azâbına müstehak olur. Çünkü Rabbimiz
buyuruyor ki, “Kim (meşru’ görerek) Allâh’a
ve Resûlü’ne karşı gelir, Allâh’ın koyduğu
sınırları aşarsa, Allah onu ebedî olarak
kalacağı ateşe sokar. Onun için alçaltıcı bir
azap vardır.”(6)
Hulâsa, İslâm’ın bir vicdan

KAYNAK: http://www.halisece.com/

Makalenin Tamamını PDF olarak alttaki linkten veya sitemizden indirebilirsiniz

http://www.halisece.com Dan indir: http://www.halisece.com/images/Yilbasi_Sayisi.pdf

Siteden İndir:


Eklenti Dosyaları
.pdf   yılbasi-ile-ilgili-makale.pdf (Boyut: 2.17 MB / İndirilme: 0)
[Resim: 802forum41_admin_imza_tn.jpg]
[Resim: 802_imza.png]
Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi