Konuyu Değerlendir
  • 1 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Haber Batılılar dilenci olur
#1

[Resim: Batililar_dilenci_olur_3.jpg]
Anadolu Gençlik Derneği’nin iki gün sürecek Şube Başkanları Divanı Toplantısı’nın ilk günü büyük bir coşku ve heyecana sahne oldu. 81 ilden gelen şube başkanları ve yönetim kurulu üyeleri Ankara Kızılcahamam’da adeta gövde gösterisi yaptı. Binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirilen programda, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk ve AGD Genel Başkanı Salih Turhan birer konuşma yaptı. DÜNYA

Sisteminde Müslümanlar Temsil Edilmiyor

Milli Görüş’ün sadece doğruları söylediğini hakkı hakim kılmak için mücadele ettiğini ifade eden Kamalak, dünya sisteminde Müslümanların temsil edilmediğine dikkat çekti. Kamalak ”Dünyadaki petrol yataklarının yüzde 70’i Müslüman ülkelerde. Maden yataklarının büyük bölümü yine bu bölgelerde yer alıyor. Müslümanlar kendi topraklarındaki bu büyük hazinelere sahip çıksalar, Batılılar ancak ve ancak bu dünyada dilenci olabilir” dedi. Bugün dünyada aşırı beslenmekten ölenlerin sayısının açlıktan ölenlerin sayısından fazla olduğunu da sözlerine ekleyen Kamalak, “Böyle bir dünyada en kısa zamanda adil bir sistem kurulmalıdır. Bu Firavuni düzeni savunanların, hak sebeplerinin arasında güç, imtiyaz ve çoğunluk var. Kendilerini haklı gören Irkçı Emperyalizm, o yüzden Afganistan’ı işgal etti. ABD’nin Irak işgali, Fransa’nın bugünlerde Mali’ye yaptığı askeri operasyonların temelinde bu vardır” şeklinde konuştu.

Sorunların Çözümü Hakk’a Dayalı Bir Düzendedir

SAADET Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk de Milli Görüş’ün milletin özü, kendisi ve tarihi olduğunu söyleyerek başladığı konuşmasında, Müslümanların inandıkları gibi yaşamak istediğini söyledi. Asiltürk, “Her toplum bir düzenle idare edilir. Toplumda Hakk’ın hâkim olabilmesi, insanların huzur içinde birbirleriyle çatışmadan uyum halinde yaşayabilmeleri uygulanan düzenin Hakka bağlı bir düzen olmasıyla mümkündür. Bu düzen, Allah’ın uygulamasından razı olacağını bildirdiği İslam düzenidir. Batının tabandan tavana doğru şekillenen demokratik düzeninden tamamen farklı olarak İslam düzeninde önce toplumun idaresiyle görevli bir başkan seçilir. Yöneticiler yukarıdan aşağıya doğru başkanın yönetiminde istişarelerle oluşturulur. Bugün Batı ülkelerinde uygulanan Demokratik idare siteminde insan haklarını koruma ve kollama ilkesi tam olarak mevcut değildir” dedi. Öte yandan AGD Genel Başkanı Salih Turhan da yaptığıkonuşmada, “Biz tüm kalbimizle inanarak söylüyoruz ki bu toplantı Türkiye’nin ve Dünyanın en önemli gençlik kuruluşunun toplantısıdır” ifadelerini kullandı.

AGD’nin iki günlük Şube Başkanlık Divanı Toplantısı’nın ilk günü büyük bir coşku ve heyecan içinde gerçekleştirildi. Binlerce Milli Görüşçü’nün katıldığı programda, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk ve AGD Genel Başkanı Salih Turhan birer konuşma yaptı…

Milli Görüş’ün ‘zinde kuvvetleri’ olarak tabir edilen Anadolu Gençlik Derneği’nin 81 ildeki şube başkanları ve yönetim kurulu üyelerinden oluşan yüzlerce kişi Ankara Kızılcahamam’da toplandı. Büyük bir coşku ve sevinç gösterileri ile başlayan programda Milli Görüş’ün gençlik kadrolarının önümüzdeki döneme tam kadro hazırlandıklarını ortaya koydu…

ANKARA BÜROSU

Anadolu Gençlik Derneği’nin Şube Başkanlık Divanları Toplantısı Kızılcahamam’da büyük bir coşku ve heyecan içinde gerçekleştirildi. Yeni bir dünya ideali ile bir araya gelen binlerce AGD kurmay kadrosu mensubu, önümüzdeki döneme hazırlık için nasıl bir yol haritası çizileceğini konuştu. Mehteran Bölüğü’nün marşları ile başlayan program Kur’an-ı Kerim ile devam etti. Sinevizyon gösterimlerinin olduğu programda, AGD’nın kurmayları gelecek vizyonu için önemli mesajlar verdi.

KAMALAK: HASMIN ŞEHATEDİ YETER

Büyük sevinç gösterileri altında salona gelen Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, dünyadaki sıkıntıların temelinde Firavun’i sistemlerin olduğunu söyledi. Hak-Batıl mücadelesinin ilk günden bu yana sürdürüldüğünü söyleyen Kamalak, konuşmasında ayrıca Milli Görüş’ün partilerinin neden kapatıldığını da kısaca anlattı.

Kamalak, Milli Görüş’ün ilk günden bu yana sadece doğruları söylediğini aktararak, kapatılan siyasi partilerin kapatma gerekçelerinin temelinde de islam olduğunu ifade etti. Kamalak, Milli Görüş’ün doğru ve hak bir yolda ilerlediğini bunu hasımların da teyid ettiğinin altını çizerek, “Hasımların şehadeti hukuk da en büyük delildir. Bizim partilerimizi kapatmak için açılan davaların hepsinin temelinde İslam vardı. Laiklik gerekçesine dayanarak, partilerimizi kapattılar. Haramilerin bu konuda şehadet etmeleri bizim için önemlidir” dedi.

Kamalak, kurulan dünya sisteminde Müslümanların temsil edilmediğine işaret ederek, “Dünyadaki petrol yataklarının yüzde 70’i Müslüman ülkelerde. Maden yataklarının büyük bölümü yine bu bölgelerde yer alıyor. Müslümanlar kendi topraklarındaki bu büyük hazinelere sahip çıksalar, Batılılar ancak ve ancak bu dünyada dilenci olabilir” dedi.

Bu gün dünyada aşırı beslenmekten ölenlerin sayısının açlıktan ölenlerin sayısından fazla olduğuna da sözlerine ekleyen Kamalak, “Böyle bir dünyada en kısa zamanda adil bir sistem kurulmalıdır. Bu Firavuni düzeni savunanların, hak sebeplerinin arasında güç, imtiyaz ve çoğunluk var. Kendilerini haklı gören Irkçı Emperyalizm, o yüzden Afganistan’ı işgal etti. ABD’nin Irak işgali, Fransa’nın bu günlerde Mali’ye yaptığı askeri operasyonların temelinde bu vardır” açıklamasında bulundu.

AGD Genel Başkanı Salih Turhan, konuşmasında önemli mesajlar verdi. Milli Görüş gençliğinin önemine işaret ederek başladığı konuşmasında Turhan, şu mesajları verdi:

DİRİ KADROLAR EN BÜYÜK CEVAPTIR

“Biz tüm kalbimizle inanarak söylüyoruz ki bu toplantı Türkiye’nin ve Dünyanın en önemli gençlik kuruluşunun toplantısıdır. Çünkü bu toplantı, yok sayılarak, engellenerek ya da bölünerek, imha edilmeye çalışılan bir fikrin, mücahede kararlılığının en güzel göstergesidir. Çünkü bu toplantı, genç, fedakar ve diri bir kadronun, küresel sömürü sistemine, ırkçı emperyalizme ve Siyonizm’e verdiği en manidar cevaptır. Çünkü bu toplantı Yeni Bir Dünya ve Adil Bir Düzen idealine inanmış bir ekibin hangi şart altında olursa olsun bu idealden vazgeçemeyeceğinin en güzel timsalidir. Birileri dudak bükse de, burun kıvırsa da, hor görse de herkes biliyor ki her türlü gençlik yapılanması bir yana AGD bir yanadır. Çünkü biz, üç beş gençle, sadece hadis sohbeti yaparak, sadece tefsir sohbeti yaparak, sadece zikir halkası oluşturarak, asıl meselelere müdahale etme noktasında en ufak bir gayret göstermeyen, mistik bir yapılanma da değiliz.

ÜLKENİN GÜNDEMİ SANAL GÜNDEM

Son bir aydır ana haber bültenlerine kilitlenenler ise kızlı erkekli öğrenci evleri ya da dershane mevzu ile uyutulmaktadırlar. Bu ülkenin gerçek gündemi, yeryüzünün gerçek gündemi, bir Müslüman’ın değişmeyen gündemi hak batıl mücadelesidir. Omuzlarımızda dağların yüklenmekten imtina ettiği bir sorumluluk var.Bu gezegende 7 milyar insan yaşıyor. 925 milyon insan her gece aç yatıyor. Her 6 saniyede bir 1 çocuk açlık nedeniyle ölüyor. Her 4 saniyede bir 1 insan mülteci durumuna düşüyor. 1 milyar 500 milyon insan sağlıklı içme suyundan mahrum. Başbakan İsmail Haniye, 1 yaşındaki torunu Emel Haniye’yi geçen günlerde kaybetti. Gerçek gündem Gazze’de kucağında torununun soğumuş bedeniyle vakur bir şekilde yürüyen başbakan İsmail Haniye’dir. Gerçek gündem darbeye direndikleri için Mısır’da zindanlara atılan on altısındaki on yedisindeki iffet abidesi kızlardır. Gerçek gündem Suriye’deki kaostur, Libya’nın bölünmüşlüğüdür, Somali’nin çaresizliğidir.Gerçek gündem Doğu Türkistan’dır, Arakan’dır, Bangladeş’tir, Afganistan’dır, Pakistan’dır, Yemen’dir, Lübnan’dır, Mali’dir. Gerçek gündem İslam’ın yok sayıldığı, camilere ve mescitlere kilit vurulan Angola’dır.

28 ŞUBATLA HESAPLAŞMAYI BİZ YAPACAĞIZ

Gerçekte 28 Şubat Postmodern Darbesinin ürünü olan birilerinin siyasi ranta çevirmeye çalıştığı bir süreç var. 28 Şubat Sürecinin gerekçesi ne başörtüsüdür, ne İmam-Hatiplerdir, ne de Kur’an Kurslarıdır. 28 Şubat süreci iki gelişme nedeniyle işletilmiştir. Birinci gerekçe ırkçı emperyalizmin bu ülkeyi hortumlamasına engel olan havuz sistemidir. İkinci gerekçe yeryüzünde üç yüz yıldır süregelen sömürü sistemine son vermek üzere temelleri atılan D-8 projesidir. İşte Milli Görüş ırkçı emperyalizmin, Siyonizm’in, küresel sömürü düzeninin taşeronu olmak yerine; hakkı ve adaleti üstün tutan bir anlayışla Yeni Bir Dünya’nın kuruluşuna giden yolun temellerini attığı için 28 Şubat süreci işletilmiştir. On yıldır faiz sektörünün kar rekorları kırdığı bir ülkede 28 Şubat Darbe Davası bu süreçteki küçük rol sahiplerinin yargılanmasından öteye değildir. O yüzdendir ki, 28 Şubat zihniyeti ile hesaplaşmayı biz yapacağız.

İSLAM’IN ÖNÜ ILIMLI İSLAM İLE KESİLMEYE ÇALIŞILIYOR

Baskıcı totaliter bir rejimle İslam’ın yükselişini engelleyemeyenler daha sinsi bir yola başvurmuşlardır. Bu ülkede İslam’ın önü Ilımlı İslam ile kesilmeye çalışılmaktadır. Ilımlı İslam, faiz ile beslenen küresel sömürü sistemi ile barışık olan İslam’dır. Ilımlı İslam, İsrail’in varlığını korumak için NATO ile birlikte her türlü sınır ötesi operasyonlara destek veren İslam’dır. Ilımlı İslam, Avrupa Birliği limanına demir atan İslam’dır. Nasıl ki Komünizm ve Kapitalizm Siyonist kafaların ürettiği iki sömürü sistemi ise aynı şekilde Ilımlı İslam da yine Siyonizm’in bir projesidir.

MUHAFAZAKAR DEMOKRAT ELŞTİRİSİ

Bu ülkede direkt İslam’a saldırmanın kendileri için faydadan çok zarar getirdiğini gören ırkçı emperyalizm iş birliği yaptığı iktidarlar iki görev vermiştir. Birincisi İslam’ın bireysel bazı kaidelerini öne çıkararak toplumu ilgilendiren kaidelerini unutturmak. İkincisi ise İslam’ın temel kavramlarının içini boşaltarak insanlara o şekilde benimsetmek. Bu iki görevi üstlenen kesim muhafazakâr kadrolardır. Feraset Muhafazakâr Demokratlık ile Milli Görüş’ü birbirinden ayırt edebilmektir. Elhamdülillah biz Milli Görüşçüyüz. Hangi cemaatten ya da gruptan olursa olsun hiçbir Müslüman’ı öteki olarak addetmiyoruz. Ancak biz bütün bu insanlara Milli Görüş haricindeki tüm yolların çıkmaz sokak olduğun anlatacağız”

Zulümler ancak Milli Görüş ile önlenir

Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, programın öğleden sonraki bölümüne iştirak etti. Asiltürk, Milli Görüş’ün milletin özü, kendisi ve tarihi olduğunu söyleyerek başladığı konuşmasında, Müslümanların inandıkları gibi yaşamak istediğini söyledi. “Her toplum bir düzenle idare edilir. Toplumda hakkın hâkim olabilmesi, insanların huzur içinde birbirleriyle çatışmadan uyum halinde yaşayabilmeleri uygulanan düzenin Hakka bağlı bir düzen olmasıyla mümkündür. Bu düzen, Allah’ın uygulamasından razı olacağını bildirdiği İslam düzenidir. Batının tabandan tavana doğru şekillenen demokratik düzeninden tamamen farklı olarak İslam düzeninde önce toplumun idaresiyle görevli bir başkan seçilir. Yöneticiler yukarıdan aşağıya doğru başkanın yönetiminde istişarelerle oluşturulur.

ÇOĞUNLUĞUN DEĞİŞTİREMEYECEĞİ HAKLAR VAR

Bugün Batı ülkelerinde uygulanan Demokratik idare siteminde insan haklarını koruma ve kollama ilkesi tam olarak mevcut değildir. Çünkü demokrasi çoğunluğun hâkimiyetine dayanır. Hiçbir sağlam mantıkla çoğunluğun verdiği her kararın insan haklarına uygun olduğu, haklı olduğu söylenemez. Kaldı ki insan hakkı diye Anayasa ve kanunlara yazılanları, bu hakların neler olduğunu da yine aynı çoğunluk tespit eder. Hâlbuki çoğunluğun dahi değiştiremeyeceği temel insan hakları vardır. Görülüyor ki Demokratik sistemlerde düzen koyucular Allahın yaratılıştan bütün insanlara verdiği temel insan haklarını yok sayarak o hakları tüm insanlığa veren Yaratıcıyla mücadele içine girmektedirler. Ve kendi akıllarını Yaratıcıdan daha üstün görme iddiasındadırlar. Hâlbuki insanlar sınırlı niteliklere sahip olarak noksan yaratılmışlardır ve Peygamberlerin getirdiği ilâhi vahye arkalarını dönerek hakkı bulamazlar. Huzur ve saadete kavuşamazlar.

MÜSLÜMANDAN LAİK OLMAZ

Büyük çoğunluğuyla Müslüman olan bir milletin düzeni lâik olamaz. Böyle bir kabul bütün bir milletin inancını yok saymak olur. Millete zulmetmek mânâsına gelir. Bu noktada lâik düzenden yana olanlar şu itirazda bulunabilirler. Biz sizin gibi inanmadığımız için İslamî kurallar uygulandığında ya siz bizi kendiniz gibi inanmaya ve yaşamaya zorlarsanız, ne olacak? Bu sözleri söyleyenlerin büyük kısmı İslam’ı bilmeyenlerdir. Bir kısmı da kasıtlı olarak asıl inkârcı inançlarını gizlemek için böyle konuşmaktadırlar. Bu endişenin cevabını İslamın Devlet düzeninde uygulanan kurallar vermektedir. İslamla İslam dışı beşeri sistemlerde uygulanan kurallar karşılaştırılırsa gerçek ortaya çıkar. İslam’ın insan haklarına evrensel yaklaşımı nasıldır bir bakalım.

MİLLİ GÖRÜŞÇÜLER FİTNEDEN ETKİLENMEZ

Milli Görüş topluluğu bu güne kadar dikkat ve itina ile bir ümmet şuuruyla hizmet yaptı. Zaman zaman İslamî ölçülerin dışına çıkanlar, bu bizim en tabii demokratik hakkımızdır diyerek ayrı baş çekenler, tefrika çıkararak aramızdan ayrılanlar oldu. Herkes mizacının gereğini yapar. Çeşitli toplumlarda nefislerine uyarak tefrika yapanlar, itaat dışına çıkanlar olabilir. Bizim aramızda bu yola yönelenler olabilir. Ancak şuurlu Milli Görüşçüler bunlardan etkilenmez yollarına devam ederler. Allah’a sonsuz şükürler olsun Milli Görüş tabanı sapasağlam duruyor. İhlâsla hedefine doğru yürüyor.

ZULÜM MİLLİ GÖRÜŞ İLE ÖNLENİR

Erbakan hocamız İslam Birliği’nin ilk adımını D-8’leri kurarak atmıştı. Aynı yolda çalışmalara devam edilirse birbirinden ayrı altmıştan fazla Müslüman ülke tek bir devlet haline dönüşebilir. Tek bir devlet gibi hareket edebilir. Allah’ın emri bunu yapmayı gerektirir. Yeryüzünde yaşanan zulümlerin önlenmesi için hizmet etmek yerine, zalimlerle işbirliği yapan Müslüman ülkelerin yöneticilerinin hali gösteriyor ki çözüm, Milli Görüş’ün iktidara gelmesine bağlıdır.”

kaynak: http://www.milligazete.com.tr/haber/Bati...qQtrdKzKuI
Bul
Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi