Konuyu Değerlendir
  • 1 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
DİNK DAVASINDA KARAR
#1

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Yasin Hayal'i Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'i öldürmekten suçlu buldu. Tuncel ise bu suçlamadan beraat etti. Hayal, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
[Resim: 132681119099699450.jpg]
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin 2'si tutuklu 19 sanığın yargılandığı davada karar çıktı.

Tutuklu sanık Yasin Hayal'e adam öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

Hayal ve Erhan Tuncel örgüt üyeliği suçundan beraat etti. "Azmettirme suçlaması"ndan da beraat eden Erhan Tuncel McDonald's'ın bombalanması olayından 10 yıl 6 ay hapis cezası aldı.

Mahkemenin kararını açıklamasının ardından duruşma salonunda arbede çıktı. Hrant Dink'in arkadaşları kararı eleştirdi ve protesto gösterisi yaptı. Mahkeme Başkanı ise düzenin sağlanmasını ve olay çıkaranların gözaltına alınmasını istedi.

Duruşmada, Kadriye Ceylan adlı bir kadının davaya müdahil olmak amacıyla mahkemeye dilekçe gönderdiği belirtilerek, Ceylan'ın dilekçesinde ''Oğlu Tolga Baykal Ceylan'ın 10 Ağustos 2005 tarihinden beri kayıp olduğu, gazeteci Mehmet Baransu'ya gönderilen bir ihbar mektubunda Ceylan'ın sanıklardan Osman Hayal ve arkadaşları tarafından işkenceye uğrayarak öldürüldüğünü öne sürdüğü'' iddia ederek, mağdur olması nedeniyle davaya müdahil olarak katılma talebinde bulunduğu aktarıldı.





Bu taleple ilgili görüşü sorulan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hikmet Usta, talebin CMK'nın yasal koşullarını taşımadığını ve yerinde olmadığını belirterek, talebin reddine karar verilmesini istedi.

Tutuksuz sanıklardan Osman Hayal'in avukatı Eda Salman da Savcı Usta'nın görüşüne katıldığını bildirdi.

Mahkeme heyeti, Kadriye Ceylan'ın suçtan zarar gördüğüne ilişkin bilgi ve belge olmadığı gerekçesiyle bu talebin reddine hükmetti.

Duruşmada daha önce sunduğu mütalaası sorulan Cumhuriyet Savcısı Hikmet Usta, mütalaasının aynen geçerli olduğunu ve tekrar ettiğini belirtti.

Söz alan Dink ailesinin avukatlarından İsmail Cem Halavut, Savcı Usta'nın geçen duruşmada sunduğu beyanlarıyla ilgili söyleyeceklerinin olduğunu belirterek, Usta'nın sadece Hrant Dink'in cinayetine odaklanarak gerçeği göremediğini savundu.

Avukat Halavut, Hrant Dink'in Türkiye'deki azınlık politikalarını eleştiren haberler üzerine hedef seçilip tehdit edildiğini ve öldürüldüğünü öne sürerek, Dink'in bu tür haberler yazmaması durumunda hedef seçilmeyeceğini ve öldürülmeyeceğini ifade etti.

Savcı Usta'nın mütalaasında Dink cinayetiyle ilgili ''Ergenekon'' örgütünün Trabzon hücre yapılanmasını işaret ettiğini anlatan Halavut, oysa cinayetin sadece Trabzon hücre ayağıyla gerçekleşen bir cinayet değil, daha kapsamlı bir örgüt tarafından işlenmiş olabileceğini söyledi.

Avukat Halavut, cinayette ihmali olan kamu görevlileri için defalarca mahkemeye başvuruda bulunduklarını ve bu görevlilerin yargılanmasını istediklerini hatırlatarak, bu taleplerine rağmen örgütün kapsamının ortaya çıkmadığını, Dink cinayetinin Malatya Zirve Yayınevi katliamı ve Trabzon'daki Rahip Santoro cinayeti olaylarıyla yönlerinin olmasına rağmen illiyet bağı kurulmasını sağlayacak delillere ulaşılamadığını ve kamu görevlilerinin yargılanması durumunda davaya ilişkin daha fazla delil toplanabileceğini dile getirdi.

Savcı Usta'nın cinayete ilişkin örgütün Trabzon hücre yapılanmasına işaret ettiği halde Trabzon emniyetinin yargı karşısına çıkarılmamasını sorgulamadığını ve kamu görevlilerinin yargılanmasının üst örgütün deşifresi açısından önemli olduğunu belirten Halavut, Savcı Usta'nın sanıklardan Osman Hayal ile ilgili tespitinin dışında diğer tespitlerine kısmen katıldıklarını söyledi.

Tutuksuz sanıklardan Osman Hayal'in yargılama sırasında çelişkili ifadeler verdiğini ve savcının belirttiğinin aksine cinayet sırasında Trabzon'da değil, İstanbul'da olduğunu düşündüklerini aktaran Halavut, Osman Hayal'ın de ''adam öldürmeye iştirak'' ve ''örgüt üyeliği'' suçlamasından cezalandırılması gerektiğini vurguladı.

'KARAR DEVLETİN KARARIDIR'
Duruşma öncesinde Beşiktaş'taki Barbaros Parkı'nda toplanan ve kendilerini ''Hrant'ın arkadaşları'' olarak tanıtan grup, duruşmanın yapılacağı Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesine kadar yürüdü.

Adliye binasının önünde çeşitli sloganlar atan BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, HAS Parti İstanbul İl Başkanı Mehmet Bekaroğlu ile gazeteci ve akademisyenlerin de aralarında bulunduğu grup adına yapılan basın açıklamasında, ''Biz Hrant için, içeride neye göre karar vereceklerini biliyoruz. Bu karar devletin kararıdır. Emniyetiyle, jandarmasıyla, istihbaratıyla, yargısıyla, medyasıyla, hükümetiyle, muhalefetiyle 5 yıl önce Hrant'ı aramızdan almaya karar vermiş olanlar şimdi adalet saraylarında bir karar daha verecekler'' denildi.

''Biz bitti demeden, bu dava bitmeyecek'' ifadesi kullanılan açıklamada, 2 gün sonra, 19 Ocak'ta Taksim'de Hrant'a doğru yürüneceği ve sokaklarda olunacağı duyurusu da yapıldı.

Grup üyeleri, duruşmanın bitiminde adliye önünden Agos Gazetesi'ne kadar yürüyecek.
Bul
Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi