Konuyu Değerlendir
  • 1 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
4+4+4 KONUSUNDA CHP VE AKPARTİ'YE ÇAĞRI
#1

Partisinin Meclis Grup Toplantısı'nda konuşan Bahçeli, iktidarı hedef aldı

[Resim: 133284050494739196.jpg]
İşte Bahçeli'nin açıklamasından satırbaşları:

Bunların amacı birliğimizin felç olması, sükunetimizin bozulması, beraberliğimizin sonlanması ve kardeşliğimizin bitmesidir. Türkiye bu açıdan tuzakların merkezindedir. Bu kapsamda hırpalanan aziz milletimiz cepheleştirilmeye, birbirine yabancılaştırılmaya doğru aceleyle sürüklenmektedir.
Kore’nin 600 yıllık vazgeçilmez formülü ile forma girin


"TÜRKİYE'NİN İÇİNDE BULUNDUĞU MANZARA İÇLER ACISI"

İktidar partisi AKP'nin sorunlu ve silik politikaları sonucunda, uçurumun kenarına taşınan ülkemiz, kaypak ve kaygan güç dengelerinin arasına sıkıştırılmıştır. Gerçek gündemin ötelendiği bir alanda, Türkiye'nin içinde bulunduğu manzara içler acısı bir durumu göstermektedir.

Kahraman polislerimiz gözyaşları ve dualarla vatan topraklarına emanet edilmiştir. Görevlerinde hakka ulaşan kardeşlerimize cenabı Allah'tan rahmet ailelerine, Türk polis teşkilatına baş sağlığı ve sabırlar niyaz ediyorum.

Defnedildikleri yer yalnızca toprak olmayıp, aynı zamanda bizim yüreğimizdir. Şehitlerimizin hakkını hukukunu savunmak bizim için milli bir vazifedir.

Başbakan Erdoğan'ın geçtiğimiz hafta bizi hedefine alan temelsiz sözleri aslında kendi çarpık zihniyetinden başka bir anlama gelmemiştir.
"ŞEHİDE KELLE, KATİLE SAYIN DİYECEK BİR ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜN TARAFI OLMADIK"

Şu kadarını ifade etmeliyim ki şehitliğin anlam ve önemini, onları hakka uğurlarken son görevimizi nasıl yapacağımızı Başbakan Erdoğan'dan öğrenecek değiliz. Başbakan, şehitleri kelle olarak tarif ettiğini unutmuş ve düştüğü müfterilik çukurunun boyutu kendisinin aklını başından almıştır. Allah'a hamd olsun ki milliyetçi hareketin içinde şehide kelle, katile sayın diyecek bir çürümüşlüğün tarafı olmamıştır.

Biz şehitlerimizin yasını tutar, fatihalarla ruhlarını yad eder ve gözyaşlarımızla şehit yakınlarının acılarını paylaşırız. Bunun dışındaki her söz müfterilikten dili dolaşanların zırvaları olmaya mahkum kalacaktır. Bu konuda rüştümüzü ispatlamaya esasen ihtiyacımız da bulunmamaktadır.

Nihayetinde Başbakan Erdoğan, şehit cenazelerindeki milli uyanıştan rahatsız olmayı bırakmalı, şehitlerimizin kanına giren canilerle kurduğu ihanet masalarının bedeline katlanmak için bugünden hazır olmalıdır.

Konuşmamın bu kısmında Başbakan Erdoğan'ın grup konuşmasında, açıkladığı şehit ve gazilerimizin yakınlarını içine alan düzenlemelere ilgili açıklama yapmak istiyorum.


MHP'NİN HÜKÜMETE ÖNERİLERİ

Bizim için şehit aileleri ve bakmakla yükümlü oldukları yakınları çok önemlidir. Şu ilave önerilerimizin hükümet tarafından değerlendirilmesini istiyoruz.

1- Şehit ve gazi çocuklarının anne veya babalarının mesleklerini icra etmek istedikleri halde, bu mesleklere sınavsız

2- Şehit ailelerine, gazilerimize, mağdur ve malul olanlara yapılan maddi desteğin onurlu bir hayat sürdürecek düzeyde olması gerektiği,

3- Gazilerimizin ve şehit ailelerinin öncelikli olarak işe yerleştirilmelerinin gerçekleştirilmeleri yerine getirilmelidir.

4- Şehit ve gazi çocuklarının her kademedeki eğitim harcaması devlet tarafından karşılanmalı ve yüksek öğretime girişte kontenjan ayırılmalıdır.

5- Şehit eşine verilecek faizsiz kredide şehit ailesi de yararlanmalıdır.

6- İşe yerleştirme hakkı iki kişiyle sınırlandırılmamalıdır.

HRANT DİNK TARTIŞMASI

Ancak sivil şehitlik olarak basına yansıyan bu gelişme bazı uygulamaları da beraberinde getirmiştir. Buna göre, Uludere'de hayatını kaybedenler ile Hrant Dink'in şehitlik kapsamına alınabileceği bakan tarafından duyurulmuştur.

Şehitlik hukuki bir terim ya da içerik değil, milli bir kıymet hükmüdür. Kimlerin şehit sayılacağını ve kimin şehit makamına yükseldiğini, hukuki gerekçelerle tayin etme yetkisi kimsede yoktur.


"ŞEHİT OLABİLMESİ İÇİN MÜSLÜMAN OLMALI"

Yüce Allah'ın isimlerinden biri olan Şehit, ölmeyen, onun ikram ettiği nimetleri gören, peygamber efendimiz ile birlikte şahitlik yapacak ayrıcalıklı mukaddes bir kimsedir. Vefat eden birisinin şehit olabilmesi için Müslüman olması mutlak anlamda gereklidir.

AKP hükümetinin savurganca ve düşüncesizce şehit tanımını genişletme çabası abesle iştigaldir. Kahramanların ruhlarına haksızlıktır. Şehitliği sulandırmak, ayağa düşürmek kimsenin haddine değildir.

Başbakan'ın şehit tanımıyla oynaması büyük bir gaflet ve basiretsizliktir. Mesela Agos Gazetesi Genel Yayın yönetmeniyken öldürülen Hrant Dink'i nasıl ve hangi yetkiyle şehitlik mertebesi verilecektir?


"ŞEHİTLİK RÜŞVET DEĞİLDİR"

Kaçakçılık yaptıkları sabit kişileri şehit olarak görmek hangi aklın ürünü olarak değerlendirilecektir? Şehitlik rüşvet değildir. Sus payı maddi imkanlardan yararlandırmak için peşkeş çekilecek ekonomik bir vasıta, önüne olarak dağıtılacak diye de kesinlikle görülmemelidir.

Başbakan önüne gelecek şehitlik ehliyeti dağıtacak yetkiyi kim vermiştir? Bu şirk, maneviyat tüccarlığı, inanç kara borsacılığı değil midir?

Az önce de ifade ettiğim gibi ülkemiz iç ve dış meselelerin ağır yükleriyle uğraşmaktadır.

İçeride etnik terör çıkmazı, dışarıda isyan dalgası, iki taraflı çalışan pres makinesine dönmüştür.
Bul
Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi